24 Eylül 2011 Cumartesi

Korkma hata yapmaktan çekinme bu kadar hayattan


Büyük düşün ki büyük ölesin
Küçük düşünenlerin arasındaki en büyük insan, büyük düşünenlerin arasındaki en küçük insandan bile daha aşağıdadır.
Amaç hayalperest bir nesil ortaya çıkartmak değil.
Sen veya ben değişemeyiz.
İster kabul et ister kabul etme fakat tam anlamıyla kökten bir değişim yok.
Bugün senin ve benim ruhani değişimden kastımız gelişimdir.
Değişim yoktur gelişim sonsuzdur.
Değişmeye çalışma kendin ol.
Denge ve cesaret...
Açıkların ve hataların olacaktır.
Önemli olan aynı hataları yaptığında öğrenme halinin azalmaya doğru gitmesidir.
Aynı hatalardan her gün daha fazla şey öğreniyorsan bu senin geliştiğinin değil... Her Geçen gün köreldiğinin göstergesidir. Ancak bir süre sonra aynı hatalarındaki öğrenme payın azaldıkça hatayı yapma olasılığının da azaldığını görürsün. İşte o zaman sen gelişmektesindir.
Vazgeçme seni yolundan ayıracak hiçbir acıdan.
Hayatında yapabileceğin hiçbir öğrenme şekli hatalarından ortaya çıkan çıkarımlarından daha değerli ve etkili olamaz.
Korkma hata yapmaktan, çekinme bu kadar hayattan.


İsmailAKSOY
(25.09.2011)

23 Eylül 2011 Cuma

Koyundan kukla


Dün koyunduk bugün kula.
Yarın olacağız koyundan kukla.
Ya sonra?
Sonra diyecekler koyun şu kuklaya.
Haydeee.

İsmailAKSOY
(24.09.2011)

21 Eylül 2011 Çarşamba

Yok Olmak Diye Bir Şey Yok




Bu kadar zor olmamalı.
Zorlaştırılmamalı.
Anlamlandırabilirsin hayatını.
Çıkmazdaysan, yol bulabilirsin.
Dipte olduğunu zannettiğin anlar da dibin de dibine inebilirsin.
Yaşarsın, ölürsün... Yanarsın kül olursun... Tekrar doğarsın.
Var olup devam etmek senin elindeyken yok olamazsın.
Yeter ki anla kendini...
Şu hayatta kendine bir yer edin. Varlığını yok etmeye uğraşma boşuna.
Boş bu uğraşlar beceremezsin.
Yok, olmak diye bir şey yok...
Aslen hiçbir şeyken, yok olamazsın hiçbir şey olmadan var olamayacağın gibi.
Düşün, düşün, düşün...
Yok olmaya çalışma hiç bir şey ol.
Kukla olma o pis ellere.

Tek bir adım...
Seni ve beni tamamen büyütebilir.
Sen, ben, o, biz, siz, onlar.
Yolunu çiz kendin ol.
Kukla olma!
Aptalı oyna...
Emin ol böyle daha iyi oldu.


İsmailAKSOY
(22.09.2011)

17 Eylül 2011 Cumartesi

Bilgiyi bilme bilgisi




Öğrenmek güzeldir,
Öğrendiklerinin farkındaysan eğer.
Hayat bir öğrenme halidir.
Kimine göre boş kâğıda yazılan şeylerdir,
Kimine göre bildiklerinin tekrar doğma şeklidir.
Farklı şekillerle açıklanmaya çalışılsa da sonuç aynıdır.
Her an öğrenilir her an öğretilir.
Öğrenmek nefes alıp vermek gibidir. Farkında bile değilsindir çoğu zaman.
Düşünmeye bilirsin öğrendiklerini, nefes alış verişini düşünmediğin gibi...
Ama sonuç değişmez, sürekli öğrenir ve öğretirsin.
Yanlışı da öğrenirsin,
Doğruyu da öğretirsin...
Yorumlarsın anca, bakış açının genişliği kadar.
Bir tepki verirsin anladığın veya seni ilgilendirdiği kadarıyla.

Bilgiyi öğrenirsin.
Çaba gösterirsin.
Amacın yoksa eğer, öğrenmenin gerçek anlamını öğrenmemişsen, işte çoğu zaman boşa çıkar çabaların ve fark etmeden bedeninle ruhunla öğretileni yaşarsın.

Beynin açtır ve açıktır bilgileri sömürmeye.
Öğrendikçe büyür, gelişir daha fazla acıkır.
Midenin nasıl yemeklere zaafı var ise beyninin de bilgilere düşkünlüğü vardır.
Fakat beyinin ayırt etmez bilgileri.
Her şeyi yer ama bitirmez saklar senin için.
Sen onu en büyük zaafından mahrum bırakmazsan eğer...
Öğrenmemek için uğraşırsan kenara çeker kendini yine dediğini yapar.
Ama öğrenmeye devam eder yanlış dahi olsa sana sadıktır.
Sen onu kullanasın diye her yolu dener hep ümitlidir ama kullanmayı bilmiyorsan eğer...
İşte burada öğrenmeyi öğrenme ve bilgiyi kullanmayı bilme bilgisi çıkar ortaya...
Bilgiyi bilme bilgisi veya...
Kısaca sadece kaybetme kendini aç gözlerini bak etrafına. İşte her şey meydanda...
En kolayından başla...
Düşün bir anlam kazandır hayatına.

İsmailAKSOY
(18.09.2011/03:44) 

4 Eylül 2011 Pazar

Hem Gerileceksin Hem De Gerileyeceksin



Yaşadıklarından bir türlü ders alamayan, hedeflerinden ve amaçlarından araçları yüzünden cayan, hayatının ve kendisinin tam anlamıyla farkına varamayan sen...
Biliyorum şu an ümitsizlik okyanusunda bir sandal gibisin. İstediğin yerlere gidebilmen için yardımcı olacak rüzgârı bırak kafasına göre sürükleyecek bir dalga bile yok.
Ortalarda bir yerlerde kalmışsın, bir başına.
Hayat bitti senin için.
Ya açlıktan ya da susuzluktan öleceksin, ellerini sandal ilerlesin diye kullanmazsan...
Güneşin vücudunu kızarttığını hissettiğin gibi beynini kavuruyorsun bu boş ve sıkıcı düşüncelerle. O anlardaki susuzluk hali gibi iste hayatı, arzula.
Ölmeden mezara koyma kendini, mezar olabilecek bir şeye sahip değilken.
Kandırma ruhunu ve bedenini arkadaş!
Madem uydurduklarına inanmakta bu kadar ısrarlısın o halde SEN düşün ve SEN inan her zaman ki gibi.
Böyle devam ettikçe hem gerileceksin hem de gerileyeceksin.
Düşüncelerin içinde boğulmak yerine,
Değişmek yerine,
Geliştir kendini.
Sorunlarının farkındasın arkadaş!
Anlatma artık dertlerini çilelerini ona, buna, şuna, bana-aynalara...
Sen hariç zaten herkes farkında...
Yık duvarları ez ezilmesi gerekenleri, çık zirveye.
Sen kontrolü ele aldığında sen ve senin gibilerde çıkar zirveye.
Hak etmeyene bıraktığın yeter şu hayatı.
Yeter oynattı ve yönetti seni hayat.
Oyunu bitir ver selamını. Al alkışını. Çık zirveye.
Sen çıktığında senin gibiler de zaten seninle.
Yetmedi mi sana o egonu tatmin eden alkışlar ve ıslıklar? Egonun kontrolü altında kalma. Sen kontrol et egonu.
Bırak ikiyüzlülüğü yavşak!
Yetmedi mi sömürdüğün zaman?
Etrafına bak. Aç gözünü biraz. Her şey ortada düşün sadece algılamaya çalış, sorularının cevabı sorunun içinde verilmiş zaten.
Kendine gel kendine sen kendine gelemezsen kim getirebilir seni kendine?
Düşün
Düşün
Düşün
Şimdi bir adım daha attık işte..


İsmailAKSOY
05.09.2011/00:16