28 Ocak 2012 Cumartesi

İsyansız Gözyaşı


Sakin bir ruh halindeyken yağmurda yürümeyi severim. Yağmur da bana uyum sağlıyorsa eğer değmeyin keyfime. Yağmur taneleri yüzümü okşar ruhumun isyansız gözyaşları gibi. Kızmam yağmura üzerime yağdığı için. Vazifesini yerine getirir. Ben orada olmasaydım da yağacaktı zaten. O benim üzerime yağmadı, ben onun yoluna çıktım. Severim yağmuru dökemediğim gözyaşlarım gibidir.


İsmailAKSOY
(29.01.12/00.05)

27 Ocak 2012 Cuma

Öğrenilmiş Çaresizlik İşte


Öğrenilmiş çaresizlik işte... Öğrendin mi hemen bırakamazsın öyle. Nasıl öğrendiğimi bilmediğim için değil mi bu “miş” eki? Çaresiz bir şekilde öğrendiysem eğer çaresizliği, çaresiz bir şekilde unutabilirim ancak. Öyle ya da böyle öğretilmiş arkadaş bu çaresizlik bize. Zamanla sevmişiz de... Ama çaktırmadan sevmişiz. İstemem ama yan cebime koy misali... Haliyle koydu mu da tam koyuyor yani.

 İsmailAKSOY
(28.01.2012/01:21)