Güzelin değil doğrunun peşindeyim, virüs gibi olmalı fikirlerim. Beynimin laboratuvarında sayısız deneyden geçmeli... Yalnız yapmalı bunu, tek.
Bir doğum lekesi gibi görünmeli mesela. Uyuşuk beyinler lekeyi hep varmış sanacak. Bulaşıcı hastalık gibidir bu fikir virüsleri.... İyi hesaplanmalı çaktırmadan sunulmalı. Fark ettirmeden. İnsan yadırgamasın, daha kolay sindirebilsin diye. Öyle bir hal almalı ki sanki doğduğundan beri onunla yaşıyormuş gibi hissetmeli. Her yolla bulaştıra bilmeli sonra... Öpüşmekle, dokunmakla, bakışmakla, hatta susmakla bile. Omzunun çarptığı adama geçmeli kısacası. Tabii, sonrası kontrol dışında. Sen kontrol etmeye çalıştıkça uzaklaşır senden artık. Yapmamalısın! Her vücutta nasıl tepkilere sebep olacağını önceden bilmelisin. Yaymadan evvel laboratuvarda halletmelisin.
Yan etkisi mi?
Ah, tabii var ama çok sakıncalı değil. Fazla egolu bir ortamda kendini infilak edebilir... zamanla etrafındakileride. Sanırım kendi intiharımı yazdım şu an... ama ben ölmeli, çünkü "ben" yol tıkar... ve ölmeden tekrar doğamam.
İsmail AKSOY
(191220130030)



