1 Kasım 2011 Salı

Huzurlu Geceye Günaydın Dedi

 
Yorgun geçen bir günün ardından, huzurlu geceye “Günaydın” dedi.
Yorgun günden arta kalan tek problem bacaklarıydı.
Diz kapaklarında çekiçler dans ediyor, sanki içten içe çatlıyorlardı.
Kaval kemikleri dört dörtlük ritimde tok bir do zonkluyordu.
Ayaklarının altındaki anlamsız ağrıyı artık ayaklarının üzerinde daha sağlam durabilmesine bağlıyordu.
Daha sert basıyordu yere.
Hiç olmadığı kadar dikti bedeni.
Soğuktan tutulan boynunu her sağa sola çevirdiğinde çıkan çat çut sesleri umurunda değildi artık. Zevk bile almaya başlamıştı.
 Çayını yudumlarken aldığı hazzın tarifi yoktu.
İşe yaramışlığın verdiği gururla içti.
Farkına varmıştı bugün yine birçok şeyin.
Farkına varmıştı güzelliklerinin.
Farkına varmıştı hatalarının.
Ne kadar acı çekse de daha sert basmalıydı yere patlayacak olsa da diz kapakları.
Ve
Yorgun geçen bir günün ardından, huzurlu geceye “Günaydın” dedi.
Belki de uzun zamandır yeni uyanmıştı uykusundan.
Anladı onu gece.
Ve hiç yadırgamadı.
Geceye yakışır bir şekilde karşıladı.
Soğuk, karanlık ve yalnız...
Konuşacak çok şeyleri vardı.
Fakat yorgun günden arta kalan tek problem bacaklarıydı.
Gülümsedi gece.
Düşünecek çok şeyleri vardı.
Ama bizimki birden derin bir uykuya daldı.
Gece de gününün aydın olamayacağını anladı.

İsmailAKSOY
(02.11.11/00.16)

1 yorum:

  1. Suan da tam bunu yasiyorum sanki 2 yil once degil de suan da ben yazmisim gibi..gunaydin diyorum geceye daha saglam bastigimi hissediyorum tabanlarimin agrisinda...

    YanıtlaSil