30 Aralık 2011 Cuma

İyi Kafa Açarsın




Sürüsüne bereket anlamlanmayı bekleyen düşünceler, karmaşa halinde beynimin içinde. Cümlelerimin yamukluğu beynimin kayışını koparmasından... Bir an da var olan sıkıntılı fikirleri anlatmaya başladığımda boş bir beyaz sayfaya dönüşür. Zihnimde canlanan koyu mürekkep silinmeye başlar ve yok olur.

Saman bile yoktur. Tahtalar ve çiviler eksik sayılmaz, eksik olacak tahta veya çivi yokken.  Sarar tüm hücreleri koyu renkli mürekkep. Anlatmaya başlayınca beyaz kâğıda, önce çiviler sökülür tahtalardan, sonra birkaç tahta eksilir ve kaybolur arda kalanlar da liflerinden ayrılıp saman olur. Samanları inek yer. İnek dağa kaçar. Dağ yanar biter kül olur. Komşunun oğlu zaten bir şey getirmediği için bana, hikâye ortadan başlar.

Başı olmayan bir hikâyeye giriş yapmaya çalışmakla geçer saatler. Dene deneyebildiğin kadar. Yeterli çabayı göstermediğin için anlamazlıktan gelirsin.

Yetmez.

Öyle yaparsın ya... Hal böyleyken yaptıkça yapasın gelir.Saçmalarsın.
İlk başta gülünür komiktir saçmalamak. Daha başındasındır labirentin. Girdiğin kapı gözden kaybolunca heyecanlanırsın yeni bir maceraya adım atarsın.

Denersin denersin...

Yolunu bulmayı bir türlü beceremezsin.

Sıkıntı başlar, afakanlarla tanışırsın.

Memnun olsan da belli etmezsin, beklediğin ilgiyi onlardan almak istemezsin.

Saçmalarsın saçmalarsın. Anlatmaya çalıştıkça daha da saçmalarsın.

Ama içten içe çıkış yolunu hep arasın. Yenilgiyi kabullenmeyle kabullenmeme arasında gidip gelirken farklılaşırsın, çirkinleşirsin.

Önce saçmalamaya sonra suçlamaya devam edersin.

Bir fikir canlanın tekrar. Her şeyin bir sebebi vardır.

Karmaşa yavaşça azalır. Boşa çektiğin küreklere yanarsın. Sonra boşa olmadığını anlarsın.

İyi kafa açarsın.

İsmailAKSOY
(30.12.2011/23:32)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder