![]() |
İşin özü yazdıklarımın anlamını içten içe bir yerlere bağlayabilsem de türlerinin ne olduğuna ne olması gerektiğine bir türlü karar veremememdir. Evet, benim için pek önemli değil ama bilirsin insanoğlu işte düşünmeden yapamaz bir isim vermek ister yazdıklarına... Şiir yazıyorum demek ister, şairim ben diyebilmek için. Yazar olabilmek için de yazanlar vardır aralarında, yazmak için yazmaya çalışanlar, ama bir türlü deliği tutturamayan boş taş atıcılar. Tabi aynı zaman da okuyormuş gibi yapan beyinleri boş ama iyi göz takipçileri, eleştiriciler, yiyiciler tüketiciler...
Bir türlü gelemediğim sadede gelirsem şunu demek istiyorum. Yazmaya, deneme yazarak başladım. Sonra yazdıklarıma deneme denemesi dedim kendi kendime... Evet, bu olmalıydı okuduğum onca muhteşem yazarın yazdıklarının, konuştuklarının, anlattıklarının, öğrettiklerinin, yanında benim yazdıklarım anca "Deneme denemesi" olabilirdi. Yazdıklarım, şiir olamaz onların yazdıklarının yanında, olsa olsa Deneme şiiri veya Şiir denemesi olabilirdi. Kafam da bunun gibi düşüncelerle boğuşurken şu günler de anladığım bir şey var yazdıklarının isminin cisminin ne önemi var ki çoğu zaman yazdıklarının için de kaybolan bir insan için... Ne acıdır ki ilham perisi kaybolduğu zamanlarda kalem kıpırdatamayan ben, ilham perimle sevişirken bunları düşünecek vakit bulamıyorum artık. Yazdıklarımın NE olduğunu soran bir kişiyle ettiğim sohbette buna benzer sözlerden fazlasını söylediğimi sanmıyorum. Ne yazarım ne şair, sonsuz bir denemenin içinde üzerime düşen görevi yapıyormuş hissiyle devam ederim yoluma... (Haddini) Öğrenmeye, öğretmeye, her an hazır ve nazır bir tanışıklık olsun isterim, sana ve bana... Yani gel! Gör oku şunu bunu, onu, beni. Sonsuz bir deneme hali aldı beynimi... İste olsun şimdi tanışmanın da bir denemesi...

gayet güzel bir 'deneme denemesi'
YanıtlaSil